arşiv

0, 2011 için arşiv

Az daha…

Cuma, 14 Oca 2011 yorum yok

Yıldırım Beyazıd ile Timurlenk arasında geçen bir hikaye anlatılır. Hikaye ya; faslına değil aslına bakmak lazım…

Beyazıd, Timur tarafından esir edildikten sonra, Timur’a sorar; “neden sen galip geldin ben ise mağlup oldum?” Cevap bellidir, savaş alanında bir manevra ile ilgili olarak; Beyazıd aceleci davranmıştır.

Timur, cevap vermek yerine; işaret parmağını Beyazıd’ın ağızına uzatır ve “ısır” der; kendi de dişleri arasına Beyazıd’ın parmağını alır. İkisi de var güçleri ile ısırırlar birbirlerinin parmaklarını. Bir süre sonra Beyazıd dayanamaz ve parmağını çeker. Bunun üzerine Timur gülümser,”Az daha dayansaydın, ben çekecektim.”

Biraz fazla sabır, biraz fazla gayret kim bilir; Kimlere; Ne zaferler kazandırabilirdi? Kim bilir; Kimler; Az daha sabredemediklerinden dolayı tünelin sonundaki ışığın görünmesine ramak kala, pes edip vazgeçtiler.

İnsanın tahammül gücünün,  kendi tahminin çok üzerinde olduğuna inanıyorum. Mesele, tahammül gücüne yakıt olan iradenin ne kadar verimli kullanıldığıdır. Velhasıl: Az daha sabır, az daha gayret…

Unutmamak gerek ki; Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

Sosyal Medya Manifesto

Salı, 11 Oca 2011 1 yorum

1. İnternetteki sosyal ağlar, kullanıcıdan ömür çalan değil, kullanıcı yaşamına değer katan nitelikte olmalıdır.

2. Özel hayat, özel olarak kalmalıdır. Sosyal ağlar üyelerini, özel yaşamlarına saygı göstermelidir.

3. Sanal dünyadaki emperyalizme karşı, yerel yapılar desteklenmelidir.

5. Sosyal ağ kullanıcıları, aynı zamanda onun sahipleridir.

İdeal Sosyal Ağın Peşinde 2

Çarşamba, 05 Oca 2011 yorum yok

ideal sosyal ağSosyal ağların temel dayanağı, insanların bir araya geldiklerinde iletişim kurmaya olan ihtiyaçlarıdır. İnsanlığın varoluşundan bu yana mevcut olan bu ihtiyaç, bu günkü medeniyetimizin de kaynağıdır. Sosyal ağlar özleri itibari ile bu ihtiyacı gidermek için kurulmuş, mecralardır.

Hali hazırda popüler olan sosyal ağların başarılarının temel nedeni; insanların iletişime olan ihtiyaçlarını daha önce varolmayan bir metodla çözmelerdir. Sosyal medya insanoğlunun o güne kadar kullandığı ve denediği iletişim yollarına yepyeni bir alternatif olmuştur. Bunu şuna benzetebilirsiniz. İlk otomobil icad olduğunda o günkü hali ile bugün, kimsenin kulanmaya tenezzül etmeyeceği bir cihazdı ancak insanların kara ulaşımına devrimsel bir hız kattığından dolayı, o hali ile bile zamanının vazgeçilmezi haline geldi. Yani özü itibari bugün değerleri milyar dolara ulaşan sosyal ağların bu değere ulaşmalarının temel sebebi, ideal iletişim aracını kullanıcılarına sunmalarından ziyade, iletişime farklı bir boyut kazandırmalarıdır.

Bir sosyal ağ içerisinde, iki sosyal ağ kullanıcısı arasındaki “bağ” farklı isimlerle karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman “arkadaşlık”, kimi zaman “takip”, kimi zaman da “abonelik” terimleri ile bu bağ ifade edilmektedir. Esas itibari ile sosyal ağların birbirinden farkı da, bu bağlantı şeklinin tasarımından, kaynaklanmaktadır. Yani twitter ile facebook’un temel farkı üyeleri arasındaki bağı tasarlayış şekilleridir. Bu nokta aynı zamanda bu sosyal ağların yumuşak karınlarını oluşturmaktadır.

Mevcut sosyal ağlarda üyeler arasındaki bağ yapısı ile gerçek dünyadaki insanlar arasındaki bağ yapısı birbirleri ile uyuşmamaktadır. Sosyal ağların tamamına yakını spontane olarak ortaya çıktığından dolayı, gecekondu temeli üzerine yapılmış villaya benzemektedirler. Gerçek dünyada insanlar arası ilişkiler “arkadaşlık” , “takip” vb. terimlerle karşılanmayacak kadar derindir.  Oysa sosyal ağların tamamında bağlantıların isimleri farklı olsa temel mantık çizgileri aynıdır.  Bu halleri ile iki boyutlu bir evrende ilişkileri tanımladıklarını söyleylemek yanlış olmayacaktır. Oysa mevcut sosyal yapıda ilişkiler çok boyutludur. Şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Kağıt üzerine bir nokta koyun. Bu noktayı bir sosyal ağın üyesi olarak kabul edebilirisiniz. Mevcut yapıda bireyin, diğer ağ üyeleri ile ilişkileri, bu nokta ile kağıdın ilişkisine benzemektedir. Oysa gerçek dünyadaki durum;  nokta ile içi dolu bir kürenin ilişkisi şeklindedir. Sosyal ağların, bu ilişki yapısını yönetibilecek araçları kullanıcılarına sunacakları ana kadar  alacakları çok yol vardır.

Özetle; Facebook ya da Twitter sosyal medyanın ulaşabileceği son nokta değil, daha yolun başlangıcıdır.