arşiv

0, 2012 için arşiv

İlham veren icatlar :)

Cuma, 31 Ağu 2012 yorum yok

Görkemli tanıtımlarla ve şaşaalı yazılırla kutsanan parlak teknoloji ürünlerine inat; buyrun tarihin icatlar çöplüğüne 🙂

[slideshow]

Categories: Hayat Tags: , , ,

Luzumlu Adam İshak Alaton (Kitap Tavsiyesi)

Perşembe, 30 Ağu 2012 yorum yok

Adı: Lüzumlu Adam İshak Alaton

Yazarı: Mehmet Günden

Türü: Biyografi

Yayınevi: Alfa Yayınları

Sayfa sayısı: 306

Basım Yılı: 2012

Yorum: Kitapta Alarko Holding sahibi İshak Alaton’un kendi dilinden hayat hikayesi anlatılıyor. Kitabın oldukça akıcı bir üslubu var. Üslubun güzelliğine, anlatılan hayatın ilham vericiliği de eklenince oldukça keyifli bir kitap ortaya çıkmış. Yıllar önce Üzeyr Garih’in “Gençlere Tavsiyler” isimli kitabını hatırlıyorum. Ondan da benzer bir keyif almıştım. Her iki kişiliğin hayatı da Alarko Holding’in başarısının süpriz olmadığının net kanıtı…

Kimler Okumalı: Anlatılan, yaşı 85’e varmış oldukça tecrubeli bir işadamının hayatı olduğundan dolayı, kitabın içinde herkesin hoşuna gidecek ve ders alabileceği birşeyler var. Ancak özellikle kariyerinin başında olan gençlere şiddetle tavsiye ederim.

Ya Sosyal Ol, Ya da Öl!

Pazartesi, 27 Ağu 2012 yorum yok

 

Tüketicinin talep ve beklentileri tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar hızlı bir şekilde değişiyor. Farklı kültür ve talepleri olan insan topluluklarının, özellikle internet ve sosyal medya vasıtası ile daha fazla etkileşim kurmaları bu hızlı değişimin kaynağıdır. Bu etkileşim bir yandan evrensel bir kültür oluşturup yerel yapıların köşelerini törpülerken, bir yandan da sağladığı sinerji ile yeni düşünce, akım ve beğenilerin daha hızlı gelişmesinini sağlıyor. Böyle bir yapı içerisinde, günün isteklerine göre imalatına karar vereceğiniz bir ürünün modası, siz daha AR-GE çalışmalarını bitirmeden geçecektir.

Önemli Sonuç: 

Tüketici taleplerini ortaya çıkaran etkileşimin gerçekleştiği birinci mecra sosyal medyadır. Bir markanız varsa mutlaka ama mutlaka bu yapıya yakın olmak zorundasınız. Çünkü tek çözüm günün nabzını iyi tutarak, geleceğe yönelik projeksiyonlar yapmaktır. Tüketici taleplerinin hızla değiştiği bir pazarda, markaların talep gören ürünler ortaya koymalarının başka yolu yoktur. Sonuç ürkütücü; ya sosyal ol, ya da öl!

 

Hepimiz tatil için mi çalışıyoruz?

Pazar, 26 Ağu 2012 yorum yok

Televizyonda dönen bir reklam kulağıma takılıyor “Hepimiz tatil için çalışıyoruz”

5 gün, 2 günlük hafta sonu tatilini düşünerek çalış; 1 sene, 20 günlük yaz tatilini hayal ederek çalış; 45 yıl, 10 yıllık emekliğini planlayarak çalış.

Çare?

Sevdiğin mesleği yap. İşin hobin olsun. O zaman mesleğini icra ederken geçirdiğin her dakikadan keyif alır ve sürekli tatil hayali kurmak yerine, anın güzelliğini yaşarsın.

Çok mu zor, yoksa değişim için cesaret mi gerek?

Ne dersiniz?

Categories: Hayat Tags:

Daima Kazanmanın Sırrı

Perşembe, 23 Ağu 2012 yorum yok

Kimse hayata başladığı gibi devam etmiyor, değişim kaçınılmaz bir kural… İnsanları birbirinden farklı kılan şey de hayat yolculuğunda karşılaştıkları durumları: Bu bazen bir imkan ve fırsat olarak ; bazen de darbe ve yıkım olarak gelir. Her ikisi de insan sınar. Birincisinde hazırsan ve bekliyorsan önündeki yol aydınlanır, genişler, ufuklara doğru heyecanla büyük bir yolculuğa çıkarsın. ikincisinde ise sorgularsın ve çoklarının kaybettiği o dar yolda sen yine kazanırsın… Önemli olan uçmak ya da düşmek değil, önemli olan yaşadığının farkında olmak,düşünmek ve her şeye rağmen azimle yeniden başlama kararlılığından vazgeçmemek… Bu durumda insan daima kazanır.                ( Lüzumlu Adam İshak Alaton syf:181 )

Şirket İçin Doğru Kişiyi Bulma…

Çarşamba, 22 Ağu 2012 1 yorum

İster çalışan olsun, ister yönetici, şirketleri ileriye taşıyan doğru kişiler vardır. Bu insanlar her kademede çalıştıkları şirketlere normal çalışanların çok üstünde katkı sağlarlar. Peki kimlerdir bu doğru kişiler? Onları özel kılan temel özellikler nelerdir?

Jim Colins  “How The Mighty Fall” adlı kitabında  buna değiniyor.

  • Doğru kişiler şirketin temel değerlerine uygundur.
  • Doğru kişiler çok sıkı bir biçimde yönetilmek istemezler.
  • Doğru kişiler işlerinin olduğunu değil sorumluluklarının olduğunu düşünürler.
  • Doğru kişiler sözlerini tutarlar.
  • Doğru kişiler şirketin hedeflerini gerçekleştirmesi konusunda hırslıdırlar.
  • Doğru kişiler mütevazıdırlar.

Maddeler o kadar net ve güzel ki!  İlk üç madde kariyer basamaklarında hızla yükselmek isteyen, son üç madde ise iyi bir lider olmak isteyenler için rehber niteliğinde… Bir cümlede benden olsun.

” Doğru kişiler bitmeyen bir pozitif enerji ile çalışırlar ve bu enerjiyi çevrelerine cömertçe yayarlar”

Dijital Obazite’den Kurtulmanın Yolları

Salı, 14 Ağu 2012 yorum yok

Modern dünyanın, dijital uyaran bağımlılığı diye bir hastalığa sahip olduğunu düşünüyorum. Bu hastalığın temel belirtisi, elektronik bir uyaran olmaksızın yaşayamama halidir. Bir çeşit dijital obazite durumu. Sosyal ağların hayatımıza girmesi ve mobil cihazlarla entegrasyonu da üzerine tuz biber oldu. Uyarı mesajları, hatırlatmalar, güncellemeler, bizi ilgilendirse de ilgilendirmese de sürekli takip edebileceğimiz bir şeye sahibiz artık.

Oysa insanın üretken ve verimli olabilmesi için, çok bilgi alma bir tarafa aldığı bu bilgiyi analiz edecek ve kendisi için anlamlı sentezler oluşturacak zamana da ihtayacı var. Peki modern çağın bu takip deliliğinden kurtulmak için ne yapmak gerekiyor? Bu uyarı bombardımanı içerinde insan nasıl, stabil bir ruh haline sahip olabilir?

1. Filtereler oluşturun.

İnternet üzerinde size fonksiyonel faydası olan, bilgi akışını sağlayacak bir stratejiniz olsun. Bu başlı başına bir yazının konusu ancak sosyal medya kullanan herkes az çok kendi filtresini oluşturabilir. Twitter’da takip ettiklerinizi sizin için anlamlı olacak şekilde düzenlemek bile bir filtre oluşturmaktır.

2. Rahat olun.

Siz takip etmediğiniz için aksayacak şeyler sadece sizin sorumluluğunuz altında olanlardır. Proaktif olamayacağınız konularda sürekli malumat toplamaya çalışmanızın, size bir faydası yoktur. Yeni iphone şöyle mi olacak, böyle mi olacak? Kafa yormayın. Merak etmeyin çıktığında mutlaka haberiniz olur. 🙂

3. Son Dakikaları takip etmeyin.

Siz, son dakika ne olduğunu anlayıncaya kadar, yeni bir dakika gelecek. Bu yüzden hayatı takip etme biriminiz; dakika değil saat, hatta gün olsun.

Bu arada ben denedim. Bir hafta arkadan gelince de çok birşey kaçırmıyorsunuz. 🙂

4.Gücünüzün sınırlarlarının olduğunu kabul edin.

Sosunsuzluk hissinin insana veriliş amacı, sonsuz güzeliği talep etmesidir. Oysa bu isteğe sahip olan insanın gücünün yettiği yer sınırlıdır. Mevcut potansiyelinizi size faydalı olacak olanlara odaklayın. Aksi halde küçük isteklerinize dahi ulaşmanız hayal olabilir.

Herşey bir tarafa 50 sene önce dijital dünya yoktu ama dünyada yaşam vardi. 🙂

Categories: Hayat, İnternet, Yeni Dünya Tags:

Artık Google’da Konuşuyor

Perşembe, 09 Ağu 2012 yorum yok

Google mobil arama aplikasyonunu yeniledi. Öncesinde sesli sorularınızı algılayan google, artık sorduğunuz sorulara sesli olarak yanıt da verebiliyor. Hava durumundan, sinema saatlerine kadar her türlü sorunuzu sesli olarak cevaplayabiliyor. Şu anda sadece android’teki uygulamasını güncelleyen google yakında ios’ta da gerekli güncellemeyi yapacak. Bu güncelleme ile Google iphone’larda, en azından arama için bir Siri alternatifi oluşturmuş oluyor. Konu ile ilgili google’ın videosunu aşağıda bulabilirisiniz.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=-cZ4mdrlWYM&feature=g-all-u]

Categories: Teknoloji Haber Tags:

Sosyal Medya’nın Pazarlamada Segmentasyona Etkisi

Salı, 07 Ağu 2012 yorum yok

Sosyal medyanın pazarlamada segmentasyona etkisi ile ilgili güzel bir video… Kadınların sosyal medya kullanımları ile ilgili rakamlara dikkat…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=ZR4LdnFGzPk]

Categories: Pazarlama Tags:

Bizden Süper Güç Olur mu?

Pazartesi, 06 Ağu 2012 yorum yok

Şimdilerde bir süper güç muhabbetidir, gidiyor. Kimileri Türkiye süper güçtür, kimileri 2023’te olacak, kimileri de bizden adam olmayacağını düşünüyor.

Devletleri süper güç yapan nedir?

Cevabı tarihsel süreç içerinde değişen zor bir soru… Değişkenliğin sebebi tarih boyunca iktidar kazandıran nesnenin değişkenlik arzetmesi. Ordu, Toprak, İnanç, Ticaret, Üretim, Bilgi… Yaşadığınız dönemde sizin diğer toplumlar üzerinde  üstünlüğünüzü hangisi sağlıyorsa, süper güç olmanızın anahtarı da odur.

Günümüzdeki geçer akçe nedir?

Bugün durum geçmişten biraz farklı. Artık süper güç olmak istiyorsanız, geçmişte devletleri o mertebeye taşıyan özelliklerin bir kombinasyonuna ihtiyacınız var. Hepsine sahip olmalısınız ve hepsine de uç noktada sahip olmalısınız.

Peki bizim durumumuz nedir?

İlk önce kendimizi tam olarak tanımaya ihtiyacımız var. “Gücümüz nedir?”; “Potansiyelimiz nedir?”  Sorularına samimi cevaplar vermeliyiz. Şu nokta unutulmamalı; Süper güç olma 8-10 senede gerçekleştirilebilecek bir şey değildir. Sabır, azim kararlılık ve iyi bir strateji ile on yıllarca çalışmayı gerektirir. Sizi geri bırakan etkenleri belirlemeli, ileriye götürecek yol haritasını oluşturmalı ve sonra toplumu ilmek ilmek bir kanaviçe gibi dokumalısınız.

Topluma ve Yöneticilere düşen görev…

Burada halka düşen görev; birlik içerisinde, toplumun menfaatlerini ön planda tutacak şekilde, azimle çalışmaktır. Yönetenlere düşen görev ise ; hizmetleri karşılığı bir beklentiye girmeden, uzun ve zor olan kalkınma yolunda zirveye bayrağın dikileceği güne kadar sabır ve tevazuu ile ülkesine önderlik etmektir.

Ne dersiniz, almamız gereken biraz yol var; değil mi?