arşiv

‘Dijital pazarlama’ kategorisi için arşiv

Google’ın Yeni Gizlilik Politikasına Farklı Bir Bakış

Perşembe, 09 Şub 2012 yorum yok

Google, 1 Martta yeni gizllik politikasını devreye sokuyor. Yeni politikanın neler getirdiğine isterseniz şöyle bir göz atalım.

1.Yeni gizlilik politikası ile google, 60 kadar hizmetinin gizliliğini tek metinde topluyor. Aslına bakarsanız bu hareket sadece gizlilik ile ilgili olmanın ötesinde, google plus ile başlayan çok daha büyük bir stratejinin parçası. Bu strateji ile google kendini, internet kullanıcısının internet üzerindeki tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir araç şeklinde konumlandırıyor. Bu şekilde internet üzerindeki tüm ihtiyaçlarınızı ya doğrudan google hizetlerinden ya da google hizmetlerini kullanarak ulaşacağınız bir kaynaktan alacaksınız. Yani her halükarda bir kez google uğrayacaksınız. Böyle bir stratejiye bütüncül bir gizlilik politikası gerekliydi; o da geldi.

2.Bu güne kadar google gizlilik politikası için, onlarca sayfayı bulan, onlarca çeşidi olan ve ne anlattığının anlaşılması son derece zor metinler kullanıyordu. Bu metinlerin koruyuculuğunda politik ve ticari olarak çok değerli bilgiler topladı. Şimdi ise herhangi bir şekilde saklamaksızın ben şahsi bilgilerinizi açık açık topluyorum, bu toplama işlemi için her türlü aracı kullanıyorum, bu bilgileri ticari olarak kullanıyorum, devletim talep ederse de bu bilgileri ona veriyorum diyor.  Ve ekliyor “istemeyen kullanmasın var mı ötesi?”

3.Bu güne kadar internet’in bireyi devletler önünde güçlü kılacağına dair bir görüş vardı. Anlaşılan o ki internet ile birey, sadece Arap diktatörleri önünde, o da izin verildiği ölçüde güç kazanıyor. Çok uluslu şirketler ve bu şirketlerin kurduğu en büyük devlet olan ABD önünde birey, git gide daha zayıf ve acınası bir hale geliyor. Belki çok ileri gittiğimi düşünebilirsiniz ama bu gizlilik politikası “gemin azıya alındığının” işaretidir. Kısa süre içinde  facebooktan da benzer hamleler gelirse kimse şaşırmasın.

Yukarıdakiler bir bakış açısının ifadesi… Aşağıda da google’ın neden bu değişimi yaptığı ile ilgli hazırladığı video var. Seçim sizin istediğinize inanabilirsiniz. Ama sonuçta hepimiz, paşa paşa bu hizmetleri kullanacağız. Var mı ötesi ?

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=KGghlPmebCY]

Donut üzerinden sosyal medya tanımı

Salı, 07 Şub 2012 yorum yok

Google+’a dikkat lütfen :))

Categories: Dijital pazarlama, Genel, İnternet Tags:

Hala mı e-mail üzerinden pazarlama?

Çarşamba, 25 Oca 2012 yorum yok

E-mail gönderimiHala mı e-mail ile pazarlamayı anlatmak gerekiyor? Maalesef öyle…Sosyal ağların giderek önem kazanması ile, bir zamanların kral pazarlama aracı olan e-mail tahtını kaybetti. Bu bloğu takip edenler bilirler, genelde zamanın önünden gidip işin teorisi üzerine kalem oynatmayı severim. Ancak, hepiniz gibi benim posta kutuma da, saygın denilebilecek markalardan e-mailler düşmeye devam ediyor. Üzülerek görüyorum ki yıllardır yapılan bu iş bile, hala dört başı mamur bir yapıya oturtulabilmiş değil. Bu yüzden son bir kez  ideal e-mail pazarlamasının  olmazsa olmazlarını saymak istiyorum.

  1. Mail gönderdiğiniz kişiden mutlaka o maili göndermek için izin alın. Milyonlarca maili bir anda ilgisiz kişilere göndermek, bolca kulağınızın çınlatılmasından başka bir işe yaramayacaktır. Bir marka asla taciz eden konumunda olmamalıdır.
  2. Mail gönderim sıklığınızı bulunduğunuz sektöre ve sattığınız ürüne göre çok iyi ayarlamanız gerekmektedir.  Aynı içeriği taşıyan mailin birden fazla gönderimi, spam olarak işaretlenme sebebidir.
  3. Sizin mailing listenize, insanlar hangi amaçla abone oldularsa, o amaç çerçevesindeki içeriği onlara göndermeniz gerekmektedir. Müşterinizin size bir konu ya da ürün ile ilgili bilgi almak için mail adresini vermesi, ona her istediğiniz  konuda yazabileceğiniz anlamına gelmez.

Görüşüm odur ki; e-mail iletişim aracı olma özelliğini devam ettirdiği müddetçe, onun üzerinden pazarlama yapılmaya devam edilecektir. Diğer tüm pazarlama araçları gibi  e-mail de iyi kullanıldığı taktirde, kullanıcısına  hedeflenen faydayı sağlayacaktır.

The Next Big Thing

Salı, 13 Ara 2011 yorum yok

Amerikan başkan yardımcısı geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye yaptığı ziyarette bir sonraki Steve Jobs’un Türkiye’den çıkabileceğini söylemişti. Söyleyenin samimiyeti bir yana, ülkeye kazandıracakları hesaba katıldığında,bunun düşüncesi bile insanın dudaklarında gülümseme oluşturmaya yetiyor. Bu arada Steve Jobs’un köklerinin Malatya’ya dayandığı söylentisinden yola çıkarak, “zaten ilki de bizden çıktı” muhabbetine hiç girmiyorum 🙂

Yazının girişini, bilişim dünyasında oluşturduğu olağanüstü farktan dolayı Steve Jobs’tan yaptım, ancak bu yazının konusu henüz emekleme safhasında olan sosyal medya’nın Steve jobs’u ve ortaya koyacağı ürün hakkında olacaktır. Gelelim, bir sonraki dev sosyal medya aracının taşıması gereken başat özelliklere;

1. Mobilite

Facebooktan sonra, dünyayı kasıp kavuracak bir  ağın olmazsa olmazı mobilite olmak zorundadır. Cep telefonlarının hızlı bir şekilde internete entegre olmaları ve hemen arkasından gelen tabletler göz önüne alındığında, bundan sonraki projenin mobil ayağının çok güçlü olacağı su götürmez bir gerçektir. Apple’ın yeni işletim sistemi İOS 5’in Twitter entegrasyonu sonucu, Twitter’ın üye artış hızında %25 ivmelenme yaşanmıştır. Mobil yapı sosyal ağların hayata entegrasyonunu sağlayacak temel anahtardır.

Devam edecek….

Stadyumda ıslık çalarak, pop star olmak…

Salı, 06 Ara 2011 yorum yok

“Facebook eğer bir ülke olsaydı, Hindistandan ve Çinden sonra 3. ülke olurdu.”  Ülkemiz sosyal medya sunumlarının vaz geçilmez klişesi…Ayrıca bu tespite genelde 20 kadar daha istatistik eşlik ediyor. “Saniyde yüzbinlerce kişi üye oluyor.”  “ Dakikada bilmem kaç milyon fotoğraf yükleniyor” vs, vs… Büyüklük ifade eden rakamlar, rakam, rakamlar….

Peki sosyal medyaya dair bu dev rakamlar markanız için ne ifade ediyor?  Facebook ya da diğer sosyal medya mecralarının inanılmaz geniş bir mecra olmalarının, sizin müşteriniz ile olan ilişkinize (iletişiminize) faydası nedir? Bir sosyal medya ajansı, tüm satış stratejisini sosyal medyanın büyüklüğü üzerine kuruyorsa, ajansın markanıza olan vaadi şudur. “Beni menejerin yap. Şu ağzına kadar dolu stadyumda ıslık çalacaksın ve ben seni pop star yapacağım.”

İnternet, Devinen Boğa ve Gofret Sorunu

Cumartesi, 03 Ara 2011 yorum yok

internet, sosyal ağ“Sosyal medya günlük hayatımızın sanal ortamdaki kopyasıdır.”  Facebook ile başlayan ve internetteki kimliklerin “gerçeklenme”si olarak tanımlayabileceğimiz akım, yukarıdaki tanımı gün geçtikçe daha kuvvetlendirmektedir.

Rumuzlar üzerinden yürüyen ve kullanıcılarına ikinci bir hayat sunan web 2.0’ın ikinci aşamasındayız. Artık internet üzerinde sosyalleşmek istiyorsanız, içeride,  günlük hayatta giydiğiniz ayakkabılarınızla dolaşmanız gerekiyor.  Sadece isimlerinizi doğru yazmanız yeterli değil,  telefonunuz, resimleriniz ve paylaştığınız her şey gerçek yaşamızla uyumlu olmalı. Ne gezdiğiniz yer ile ilgili yalan söyleyebilirsiniz ne de arkadaş grubunuzla ilgili. Zaten siz yalan söyleseniz de arkadaşlarınız, bilgilerinizi sosyal ağlarda doğru olarak paylaşacaktır.

Anlayacağınız “Rumuz: DevinenBoğa” devri sona erdi. Peki bizim markalarımız internetteki bu değişimin neresinde? Tüm dünya ticaretini etkileyecek, bu olup bitenlerin farkındalar mı? Çok uluslu  şirketler, çizgi romanlardan farksız olan interneti, sosyal ağlar sayesinde tüketicinin nefes alış-verişini izledikleri ekranlar haline getirdiler. Sosyal medya, dev markaların ürünlerinin, milyonlarca gönüllü denek tarafından test edildiği labaratuarlar olarak kullanılıyor. Peki bizdeki durum nedir? Yoksa sosyal medyayla ile ilgili tek derdimiz hala, gofret sayfamıza “yüz bin fan” bulmak mı?

Ne dersiniz?


Sosyal Medya Manifesto

Salı, 11 Oca 2011 1 yorum

1. İnternetteki sosyal ağlar, kullanıcıdan ömür çalan değil, kullanıcı yaşamına değer katan nitelikte olmalıdır.

2. Özel hayat, özel olarak kalmalıdır. Sosyal ağlar üyelerini, özel yaşamlarına saygı göstermelidir.

3. Sanal dünyadaki emperyalizme karşı, yerel yapılar desteklenmelidir.

5. Sosyal ağ kullanıcıları, aynı zamanda onun sahipleridir.