arşiv

‘Genel’ kategorisi için arşiv

İleri Yönetim Teknikleri 1: Saksıdaki Çiçek İle Performans Takibi

Cuma, 19 Eyl 2014 yorum yok

20140919_111433Yeni bir işe başladığımda ya da uzun vadeli bir projeye giriştiğimde odama bir çiçek alırım. Proje ya da yeni yüklendiğim iş boyunca gözlemlerim onu. Çiçeğin gelişimi ve sağlıklı oluşu doğrudan projenin başarısı ile ilintilidir. Durun hemen, nasıl olur demeyin. Müsade edin açıklayayım. Sorumluluk alarak, uzun vadeli bir işin altına girdiğinizde, bir süre sonra o işin bir parçası haline gelirsiniz. Çoğu zaman insan kendi dışarıdan gözlemleyecek kadar berrak bir zihine sahip olamaz. “Yol insanı değiştirir” derler ya;  Yoğunluk ve baskı bir süre sonra savruk ve dağınık bir zihne sebebiyet verir. İşin kötüsü böyle bir durumunda bunun farkına varılması ve başlangıçta ortaya konulan hedeflere ulaşılması çok zordur. Böyle bir zihin yapısı ilk olarak çevrenizi etkiler. Yönetilen takımda kendini gösterir. Sonrasında ise yaşanılan ve çalışılan mekanlarda zihni savrukluğunuzun izlerini görebilirisiniz.(Göremezsiniz!) Göremezsiniz çünkü sizin de bir parçası olduğunuz bütüne, kendinizi soyutlayarak dışarıdan bakmak çoğu zaman mümkün olmaz. Hele berrak olmayan bir kafa ile… İşte çiçek burada devreye giriyor. Çiçekler, çoğu itibari ile iyi bakım gerektiren bitkilerdir. Düzenli aralıklar ile belirli hassasiyetleri onlara göstermediğiniz taktirde; sizinle arkadaşlıklarını bitirir ve sizi terk ederler. Yoğun baskı ve sorumluluk altında eğer zihni berraklığımı kaybetmişsem, belirli şeyleri boşlamışsam baktığım çiçeği de ihmal ederim ve bir süre sonra yaprakları sararır, solar. Eğer her şey yolunda ise ona da gerekli özeni gösteririm. Doğal olarak o da sağlıklı bir şekilde bana arkadaşlık eder. Bir de işin başka bir yönü var ki bunu ispatlamak biraz zor. 🙂 Derler ki çiçekler bulunduğu ortamın genel durumundan etkilenirmiş. “Negatif bir zihin, pozitif bir hayat vermez” diye sevdiğim bir söz var. Siz negatifseniz çıktığınız yolun sonunun pozitif olması beklenemez. Doğal olarak negatifseniz çiçek solacaktır. Pozitifseniz çiçek sağlıklı olarak büyür. İşte böyle…Bu arada odama yeni bir çiçek aldım. 🙂

Analar Ağlıyor

Çarşamba, 14 May 2014 yorum yok

Bnk3EiXIQAE5b8wDün tüm ülkemizi yasa boğan acı bir kaza yaşadık. 800’e yakın madencimiz, yeraltında mahsur kaldı. Şuan itibari ile 200’den fazla ölü var fakat sayının nerede duracağını kimse bilmiyor. Şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalanlara rabbim sabır versin.
Benim de memeleketim Manisa… Soma’yı da az çok bilirim. Soma ekmeğini kömürden çıkaran ufak bir ilçedir. Bu kadar çok cenaze her evin bir yakınını kaybettiği anlamına geliyor. Önce bütün bir ilçeye sonra bütün bir ülkeye ateş düştü.
Türkiye maden kazaları konusunda sicili Çin’den bile kötü olan bir ülke. ABD ile karşılaştırıldığında bizim madenlerimizde 12 kat fazla ölüm yaşanıyor. Maalesef insan hayatının ucuz olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkece artık kanıksadığımız bir durum…Başbakan çıkıp “Ölüm bu işin fıtratında var” diyorsa varın gerisini siz düşünün.
Geçtiğimiz yıl 1200’den fazla vatandaşımız iş kazalarında yaşamını yitirdi. Bunların 59 tanesi çocuktu. BnlGJ55IYAAH4i3.jpg-largeTaşeronlaşma’nın bizzat devlet eliyle teşvik edildiği bir ülkede bu rakamlar şaşırtıcı olmasa gerek
1941 yılından bu yana 3 binden fazla madem işçimiz biz ısınalım diye, ölümün soğuk kollarına kendilerini bıraktılar. Rakama bu kazadaki şehitlerimiz dahil değil. Maden kazalarında yaralananların toplam sayısı ise 100 bin’in üzerinde…
Dün ve bugün nice çocuklar babalarını, nice eşler kocalarını, nice anneler evlatlarını kaybetti. Ders alınmadığı taktirde de can kayıplarının sonu gelmeyecek.  ANALARIMIZ AĞLIYOR vesselam…

Sosyal Medya ve Seçim Sonuçlarının Tahmini

Çarşamba, 06 Kas 2013 yorum yok

SocialMediaVote-3047’den 70’e toplumun vageçilmezi olan sosyal medya, seçim sonuçlarının tahmininde faydalı bir araç olarak kullanılabilir mi?

Şüphesiz bu konu ile ilgili bir çok farklı çalışma yapılabilir. Ancak bugün, ABD’de başkanlık seçimlerinin yapıldığı 6 Kasım 2012 tarihine dair Facebook’tan bazı veriler paylaşacağım. Seçmenler’in son kararlarını verdikleri o kritik günde, sadece sosyal medya kullanılarak seçim sonuçlarını erken tahmin etmek mümkün müydü?

Göz önünde tutmamız gereken İlk önemli veri, her 10 facebook kullanıcısından 9’u her gün bu siteyi ziyaret ediyor. 6 kasım 2012 seçim gününde de bu durum değişmedi, bir farkla; o gün paylaşımların odağında seçimler vardı ve gün boyunca sadece seçimler ile ilgili 71.7 milyon paylaşım yapıldı.

Facebook, belirli zaman aralığında, belirli bir konu hakkında ne kadar  konşulduğunu “Talk Meter” isimli bir algoritma ile ölçüyor. Seçilen konu ile ilgili sohbetin yoğunluğu ile bağlantılı olarak da 1 ila 10 arasında puanlama yapılıyor.  6 kasım günü seçimlerin Facebook’ta konuşulma oranı 9.27 idi. Bu rakam 2012’de ABD’de yakalanan en yüksek Talk Meter skorudur.

Konu adaylar bazında incelendiğinde ise  Romney 7,83 oranında konuşulurken, Obama’nın konuşulma oranı ise 8,41 idi.

Seçim günü saat 14:30 yapılan ölçüme baktığımızda ise,  ABD’de en fazla konuşulan 10 kelime ise şöyle sıralandı.

1. Vote / Voted / Votes
2. Obama
3. Election
4. Romney
5. Ballot
6. Polling
7. Ohio
8. Freedom
9. Campaign
10. Machines

Seçim sonuçlarını mı istiyorsunuz?  Sihirli küreye ihtiyaç yok, facebook’a bakın size galibi söyler. 🙂

Siyaset Asık Yüze Mahkum mu?

Salı, 23 Tem 2013 yorum yok

Görsel

Aşağıdaki fotoğrafı, dünyanın süper gücünü yöneten adam, halkına günaydın demek için, 10 saat önce Facebook hesabından paylaştı. 10 saat içerisinde yaklaşık 600 bin kişi fotoğrafı beğendi. 25 bin kişi arkadaşları ile paylaştı. Ne yalan söyleyeyim, siyasi iletişim ile uğraşan biri olarak, ülkem adına kıskandım.

Bizde, siyasetçinin giydiği keskin ütülü koyu takım elbise onun ruhuna da sirayet ediyor. Ortaya, asık suratlı eski Yunan tanrıları edası ile etrafta dolaşan insan profili çıkıyor. Bu psikolojide birinin halkı ne kadar anlayıp, nabzını nasıl tutacağının değerlendirmesini size bırakıyorum.

Peki ne yapmak lazım? Biraz tevazu iyi bir başlangıç olabilir. Ne dersiniz haksız mıyım?

#BiDakka

Cumartesi, 25 May 2013 yorum yok

#BiDakka ABD 11 Eylül saldırıları sebebi ile Afganistan’ı işgal etti ama, saldırıyı yapan teroristler arasında tek bir Afgan yoktu!

Yeni Format

Cuma, 24 May 2013 yorum yok

Bloğumu düzenli takip edenler bilirler. Bu güne kadar iş dünyası ekseninde, teknoloji odaklı paylaşımlarda bulunuyordum. Bundan sonra bloğumun formatını biraz daha değiştiriyorum. Artık binyilsonra.com bir nevi entellektüel pota haline dönüşecek. Teknoloji, iş dünyası ve pazarlamaya ait konular tabii ki bolca yer alacak, ancak bunun yanı sıra; siyasetten, dış politikaya, felsefeden edebiyata geniş bir çizgisde çerçevesinde hareket edeceğim. Umarım faydalı ve keyifli olur…

Categories: Genel Tags:

İnternetin Büyüklüğü Ve Sonrası…

Pazartesi, 15 Nis 2013 yorum yok

İnternet Haritası

İnternette 14 milyardan fazla site olduğu tahmin ediliyor ve en uzak siteye 19 “tık” la ulaşılabiliyor. Gerçek dünyanın sanal dünyaya aktarılması işini, sosyal ağlar vasıtası ile tüm insanlık gönüllü olarak üstlenmiş durumda… Her dakika Youtube’a 48 saatlik video yükleniyor. Facebook’a her gün yüklenen fotoğraf sayısı ise 350 milyondan fazla…

Bütün dünyamız sıfır ve birlerden oluşan evrene aktarılıyor. Peki ya sonra?

Yeniden Hep Yeniden

Çarşamba, 12 Ara 2012 yorum yok

GörselSisyphos’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken;
Yakalamış iki ovucuyla kocaman bir kayayı,
ve kollarıyla, bacaklarıyla dayanmıştı kayaya,
habire itiyordu onu bir tepeye doğru,
işte kaya tepeye vardı, varacak, işte tamam,
ama tepeye varmasına tam bir parmak kala,
bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri,
aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya,
o da yeniden itiyordu kayayı tekmil kaslarını gere gere,
kopan toz toprak habire aşarken başının üstünden,
o da habire itiyordu kayayı, kan ter içinde.

“Homeros”

Olumlu olumlu satamamak…

Perşembe, 22 Kas 2012 yorum yok

YANLIŞ: Satış görüşmesinde olumsuz cümle ve kelimeler kullanmayacaksın. Çünkü zihin olumsuz öğeleri olumlulardan daha hızlı algılar ve bu olumsuz öğeler  zihinde olumlulardan daha fazla yer eder, bunun da satışa negatif etkisi olur.”

DOĞRU: Satış görüşmesi nihayetinde bir sobettir. Olumlu cümleler kullanılması kadar olumsuzların da kullanılması sohbetin doğası gereğidir. Yapay bir gülümseme ile sürekli sevgi pıtırcığı şeklinde davranmak, güven noktasında problem oluşturur. Mutsuz, öfkeli hatta depresyonda olan bir adama satış yaparsınız ama size güvenmeyen birine satış yapmanız mümkün değildir.

Peki yukarıdaki ifadenin doğrusu nedir? Kendi ürününün tanıtımını yaparken ürünün ile negatif ifadeleri yan yana getirmeyeceksin. Örnek olarak “Bu ürün ile ilgili problem yaşamazsınız” yerine “Bu ürünü alırsanız son derece memnun kalırsınız” şeklinde ifadeler kullanılması doğru olanıdır.

Herkes dost, biz düşman…

Perşembe, 25 Eki 2012 yorum yok

“ABD’deki bazı politikacılar menfaatlerini ön plana çıkartabilmek için bölünmüş bir Avrupa’yı tercih etmektedirler. Divide et impara (Böl ve Yönet) Washington açısından Avrupa Birliği ile ilişkiler için de geçerlidir. Bu durum Clinton yönetiminde, George W. Bush yönetiminde olduğundan farklı değildi. Aynı durum askeri alanın yanı sıra ticaret ve ekonomi politikaları için de geçerlidir.”

Yukarıdaki satırları,  1998- 2006 yıllarında arasında Almanya Cumhuriyetinin Şansölyeliğini yapmış Gerhard Schröder’in “Siyasi Hayatım” isimli anı kitabından aldım. Tahmin edebileceğiniz gibi, benim de ilk dikkatimi çeken ifade “böl ve yönet” oldu.

Maalesef eğitim sistemimizin etkisi ile diğer toplum ve kültürlerle karşılaşmadığımız sürece, dünyaya sadece biz ve onlar olarak ikiye ayırıyoruz. Meşhur sözü hatırlarsınız “Türk’ün Türkten başka dostu yoktur” diyelim öyle olsun; lakin diğerleri kendi aralarında dost mu? Bu ufak ayrıntının farkına vadığımızda, eminim dış politika olarak da farklı bir yerde olacağız.