arşiv

‘Pazarlama’ kategorisi için arşiv

Samsungdan doğru cihaz, yanlış reklam

Pazar, 16 Eyl 2012 1 yorum

Samsung iphone 5’i yeni reklamı ile vuruyor. Reklamın sloganı “it doesn’t take a genius”  yani Samsung’un üstünlüğünü görmeniz için dahi olmanıza gerek yok. Bu reklam ile Samsung cihazının üstünlüklerini vurgularken aynı zamanda Apple markasının takipçisi olduğunun da altını çiziyor. Eğer reklamlarınızda rakip markayı kullanırsanız çok dikkatli bir dile sahip olmalısınız. Apple yıllarca Macintosch ile PC’yi karşılaştıran reklamlar yaptı ama tüm bu reklamlardaki dili rakibini aşağılamaya yönelikti. Oysa aşağıdaki reklam sanki Samsung’un sahip olduğu aşağılık duygusunu atmaya yönelik. Apple’ın başarısının sırrı teknik yeterliliklerin ötesinde marka olarak, kullanıcılarının tutkuyla kendisine bağlanmasıdır. Galaxy S3’ü Apple iphone5’i de Samsung üretmiş olsaydı, herhalde slogan şöyle olurdu. ” ÜSTÜNLÜĞÜN UZLAŞMAYA İHTİYACI YOKTUR.”  Samsung’un mükemmel cihazlarının ihtiyacı olan tek şey aynı mükemmellikte pazarlama… Markanın iletişim diline” biz daha iyisini yaptık” yerine “en iyisi bizimkisi” mantığı yerleşmedikçe Samsung için liderlik hayal gibi gözüküyor.

Ya Sosyal Ol, Ya da Öl!

Pazartesi, 27 Ağu 2012 yorum yok

 

Tüketicinin talep ve beklentileri tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar hızlı bir şekilde değişiyor. Farklı kültür ve talepleri olan insan topluluklarının, özellikle internet ve sosyal medya vasıtası ile daha fazla etkileşim kurmaları bu hızlı değişimin kaynağıdır. Bu etkileşim bir yandan evrensel bir kültür oluşturup yerel yapıların köşelerini törpülerken, bir yandan da sağladığı sinerji ile yeni düşünce, akım ve beğenilerin daha hızlı gelişmesinini sağlıyor. Böyle bir yapı içerisinde, günün isteklerine göre imalatına karar vereceğiniz bir ürünün modası, siz daha AR-GE çalışmalarını bitirmeden geçecektir.

Önemli Sonuç: 

Tüketici taleplerini ortaya çıkaran etkileşimin gerçekleştiği birinci mecra sosyal medyadır. Bir markanız varsa mutlaka ama mutlaka bu yapıya yakın olmak zorundasınız. Çünkü tek çözüm günün nabzını iyi tutarak, geleceğe yönelik projeksiyonlar yapmaktır. Tüketici taleplerinin hızla değiştiği bir pazarda, markaların talep gören ürünler ortaya koymalarının başka yolu yoktur. Sonuç ürkütücü; ya sosyal ol, ya da öl!

 

Sosyal Medya’nın Pazarlamada Segmentasyona Etkisi

Salı, 07 Ağu 2012 yorum yok

Sosyal medyanın pazarlamada segmentasyona etkisi ile ilgili güzel bir video… Kadınların sosyal medya kullanımları ile ilgili rakamlara dikkat…

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=ZR4LdnFGzPk]

Categories: Pazarlama Tags:

Twitter Üzerinden Satış Takımı Yönetimi

Pazartesi, 30 Tem 2012 yorum yok

Saha satış takımı yöneticileri bilirler. Bir satış takımının, sağlıklı bir şekilde takibi, zahmetli bir konudur. Teknolojinin de ilerlemesi ile bu iş için kullanılabilecek pek çok sistem ortaya çıktı. Ancak bunlar bir kısmı itibari ile son derece pahalı teknolojilerdir. Son yöneticilik deneyimimde satış takımının yönetim ve takibi için Twitter’ı kullandım. Paylaşmak isterim.

İlk olarak kendinize yönetici olaral bir twitter  hesabı açıyorsunuz. Uygun bir isim ve güzel bir resim iyidir. Burada Erol TAŞ’ın, bir yönetici için iyi bir avatar olacağını düşündüm. 🙂

Profil oluştururken unutmanız gereken en önemli nokta, tweetlerinizi korumaya almanız. Ayrıca sizi takip eden tüm satış takımının da aynı şeyi yapmasıdır. Aksi halde satış ekibinizle olan iletişiminiz rakipleriniz tarafından heyecan ile takip edilecektir. Kısa sürede önemli takipçi kitlesi kazanacağınızın garantisini veririm. 🙂

Şimdi tüm satış takımına ve iletşime dahil etmek istediğiniz kişilere de korumalı birer hesap açtırtın. Siz satış takımın üyelerini, onlar da sizi takip etsinler.

Ayrıca, satış ekibi, kayıt sırasında Tweet’lerime konum bilgisi ekle kutucuğunu işaretlemeyi ihmal etmesinler.

Ve operasyon… Sahadaki satışçı, görüşme sonrası kısa raporunu yazar, konum bilgisini de ekleyerek akıllı telefondan tweet’ini gönderir.  Satış yöneticisinin haber kaynağına tüm ekibin hareketleri lokasyon bilgileri ile beraber anlık olarak yansır. Satış yöneticisi tek kanaldan bütün ekibi yönetir. Ekip üyeleri de istedikleri taktirde diğer satış takımı ile hareketlerini paylaşacaklarından dolayı oluşan sinerji müthiştir. Kullanım garantili…

Sıkın Kafanıza!!! İşte Size Gerilla Pazarlama….

Pazartesi, 02 Nis 2012 yorum yok

Gerilla Pazarlama alışılmışın dışında taktiklerle ve beklenmeyen yerlerde, beklenmeyen zamanlarda yürütülen pazarlama kampanyalarıdır. Bu tanım aynı zamanda gerilla pazarlama kavramının isim babası olan Jay Conrda Levinson’a ait. 1984 yılında çıkardığı aynı adı taşıyan kitabı, pazarlama dünyasında o günlerde son derece büyük yankı uyandırmıştı, etkileri ise şüphesiz hala devam ediyor. Gerilla pazarlama küçük bütçeler ile büyük farkındalık oluşturmayı hedefleyen bir pazarlama stratejisi… Nasıl mı? Bu sabah bir kamyonun arkasında gördüğüm ve fotoğrafını çekmek için beni arkasından sürükleyen ilan gibi 🙂  Fotoğrafını çekemeden kamyon ile yollarımız ayrıldı. Ama internet sağolsun… Bu da benden “Kafanıza sıkın, canınızı sıkmayın :)”

Sıkın Kafanıza !!!

Sosyal medya ve Müşteri ilişkileri

Pazar, 04 Mar 2012 yorum yok

Sosyal medya’nın bir iletişim kanalı olarak ortaya çıkması, pek çok alanda olduğu gibi iş hayatın da da köklü değişimleri beraberinde getiriyor. Müşteri ile Firmanın (markanın) iletişim şekli eskiye oranla devrim denilebilecek ölçüde farklılaşıyor. Bu değişimin farkına varıp sürecin parçası olan markalar ilerde önemli kazanımlar elde edecekler. Sosyal medyaya gelip geçici bir moda gözü ile bakıp onu yeterince ciddiye almayanlar, bir süre sonra müşterileri ile iletişimde kör sağır ve dilsiz bir hale gelecekler. Peki sosyal medya ile gelen yeni süreçte neler değişti.

1. Tek bir müşterinin bile firma imajı ile ilgili oluşturabileceği etki sınırsız hale geldi. Memnun edilmeyen bir müşteri artık marka ile ilgili hayal edilemiyecek kadar yıkıcı etki oluşturabiliyor.

2. Firma, müşteriyi sadece kendi oluşturduğu iletişim kanallarında değil, tüm sosyal medya içerisinde dinler duruma geldi.

3. CRM süreçleri kaotik hale geldi. Sınırları çizilemeyen iletişim kanalları sebebi ile artık CRM süreçleri, esnek, çabuk değiştirilebilen, dedike edilmesi zor bir yapıda.

4. İletişimde zaman kavramı ortadan kalktı. Marka olarak 24 saat gözünüz kulağınız açık olmalı,  9-18 devri kapandı.

Unutmamak gerekir. Değişimi yönetmek, zorla değiştirilmekten her zaman daha karlıdır.

Aşağıda bu değişimi farklı bir bakış açısı ile gösteren bir infografik bulacaksınız. 

Bir reklamcılık efsanesi “Think different”

Pazar, 26 Şub 2012 yorum yok

apple logo Yıl 1997… Steve Jobs kovulduğu Apple’a CEO olarak geri dönüş yapmıştır. Şirketin hisse senetleri tabandadır ve bir çok kişinin gözünde Apple artık ölmek üzere olan bir şirkettir.

Aynı yıl Steve Jobs TBWA/Chiat/Day reklam ajansının Los Angales ofisini Apple’ın kaybettiği imajını geri kazandırmaları için görevlendirir. Ekibin başında Apple için efsanevi 1984 reklamını yapan Lee Clow vardır.Muhammed Ali

Ajansın işi oldukça zordur. Gazeteler Apple’ın ürettiği bilgisayarlardan iş için uygun olmayan oyuncaklar olarak söz etmektedirler. Saatler süren yorucu çalışmaların sonunda reklam için 20. yüzyılın önemli şahsiyetlerinin kullanılmasına karar verilir. Reklam ajansı fikri ilk açtıklarında Steve’in tepkisi  ” İyi iş çıkarmışsınız ancak Apple’ın logosunu bütün o dahiler ile birlikte kullandığım taktirde, insanlar benim tam bir narsist olduğumu düşünecekler; basın beni şişe geçirir” olur. Odada tam bir sesizlik… Çünkü ajans fikrine son derece güvenmektedir ve çantadaki tek fikir de budur. Sonra Steve odada bir tur atar ve hazırlanan posterlere bir daha bakar. ” Kimin umurunda, bunun üzerine çalışalım” der. Önce gazete ve dergi reklamları hazılanır. Sonra da 60 saniyelik  bir televizyon reklamı oluşturulur.

Slogan “Think different”

Apple’ın ezeli rakibi IBM yeni piyasaya sürdüğü “think pad”ler için “think IBM” sloganına gönderme yapan “Think different” sloganı kullanılır. Bu slogan aynı zamanda firmanın işine  bakış açısını ortaya koyması açısından da önemlidir.

Kullanılan Şahsiyetler

Kampanyada 20. yüzyılı 17 ikonik şahsiyeti kullanılır. Bunlar reklamda çıkış sırası ile Albert Einstein, Bob Dylan,Martin Luther King, Jr., Richard Branson, John Lennon (with Yoko Ono), Buckminster Fuller, Thomas Edison, Muhammad Ali, Ted Turner, Maria Callas, Mahatma Gandhi, Amelia Earhart, Alfred Hitchcock, Martha Graham, Jim Henson (with Kermit the Frog), Frank Lloyd Wright and Pablo Picasso’ dur.

Sonuç

Apple hisseleri kampanyanın başlangıcından sonra 12 ay içerisinde 3 kat artar. 1998’de Apple efsanevi renkli kasa bilgisayarlarını çıkarır. Kendisinden oyuncak imalatçısı olarak bahsedilen firmanın, renkli kasaya sahip bilgisayaraları  “farklı düşün” sloganı sayesinde tutku objelerine dönüşür. Kampanya bir çok ödül alır ve reklamcılık tarihinin esaneleri arasına geçer.

Zorundamıyım” ı bize layık görenlerin kulakları çınlasın. Aşağıda reklamı türkçe altyazılı olarak bulabilirsiniz.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=4-TRErxV8hE]

Reklamın Kötüsü Nasıl Olur?

Perşembe, 23 Şub 2012 yorum yok

” 63,3 milyon abonesiyle faaliyette bulunduğu dokuz ülkenin beşinde pazar lideri olan Turkcell, bölgesel bir liderdir. Temmuz 2000 yılından bu yana hem NYSE, hem de İMKB’de kote olan Turkcell; NYSE’de kote olan tek Türk şirketidir. “

“Avrupa’nın da abone bazında en büyük üç GSM operatöründen biridir.”

Yukarıdaki cümleler Turkcell internet sitesinin kurumsal tanıtım bölümünden “bir dünya şirketi” başlığı altındaki kısımdan alındı.

Aşağıdaki video da Turkcell’in Youtube’daki resmi kanalından… Televizyonda dönen iki dakikalık “zorunda mıyım? ” isimli reklam. Tahammül edebilirseniz seyredin üzerine birşeyler söyleyeceğim.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=Gvkkd8cJvpI&list=UUtnL0xKKLRUam47Y2W5wegg&index=1&feature=plcp]

  1. Verilen yanlış mesajlar yüzünden Öztürk’ün kurduğu Öztürkcell şirketi, rakip şirketlerle değil bizzat Turkcell ileözdeşleşmektedir. Öztürkcell için kullanılan imgeler buna sebebiyet vermektedir. Bu reklam rakipleri tarafından Turkcell’in marka iletişimini bozmak için yapılmış olsa ancak bu kadar başarılı olurdu.
  2. Turkcell logosu yakın zamanda değişti. Artık antenleri logoda kullanıyorlar. Yani antenlere çok uzun bir süre ihtiyaçları olacak. O antenleri sevimli çocuklardan sonra Şahan’ın küçük kopyalarına takmakmaya gerek yoktu. Amaç antenleri tüketicinin gözünde itici kılmaksa başka yollar da bulunabilirdi.
  3. Reklamda verilen mesajın yanında, reklamın sonunda damakta kalan tat da önemlidir. Bu çerçevede bu tiplemelerin kimin ağzında iyi tad bırakacağını ve bu kitlenin Turkcell’in ana hedef kitlesi olup olmadığını merak ediyorum. Türkiye’nin dev bir teknoloji şirketinin reklamının geçtiği mekan “pavyon” benzeri bir yer mi olmalıydı?

Bir yanda Türkiye Kumbarası gibi muazzam bir sosyal sorumluluk projesi yürütülüyor. Bir yandan da paspaye bir markailetişimi… Bir Turkcell kullanıcısı olarak buna katlanmak zorunda mıyım?