arşiv

‘Sosyal Medya’ kategorisi için arşiv

İnternet ve Demokrasi

Salı, 13 May 2014 yorum yok

demokrasi Demokrasi Yunanca Halk ve İktidar kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Türk dil kurumu halkın egemenliğine dayanan yönetim biçimi olarak tanımlıyor demokrasiyi. Halkın gücü elinde tuttuğu yönetim şekli…
Sağlıklı bir demokrasi ancak toplum içerisinde iyi işleyen iletişim kanallarının varlığı ile mümkündür. Bu sayede halk ülke yönetimi için gerekli bilgilere ulaşabilir. Bilgiye ulaşım ne kadar kolay ise yönetim için verilecek kararlar da o kadar doğru ve isabetli olur.
Günümüzde temsili demokrasi anlayışı hakimdir. Yani halk kendi adına karar vermesi için kendi içersinden bir grubu seçer. Sonra da sahip olduğu farklı araçlarla seçilmişleri denetler. Bunun alternatifi doğrudan demokrasidir ki her yapılacak işin doğrudan halka sorulmasıdır; referandumlarda olduğu gibi…
Sosyal medya bigiye ulaşma noktasında halka, tarihte benzeri olmayan bir güç kazandırmıştır. Bu durum ülke ve idare ile ilgili daha fazla bilgi imkanına sahip olan halkın, yönetimle ilgili daha sağlıklı kararlar alabilmesi demektir. İnsanoğlu tarihte ilk defa doğrudan demokrasiye bu kadar yaklaştı. İlk defa yönetime iradesini bu kadar kolay ve net olarak yansıtabileceği araçlara sahip oldu. İşin ilginç tarafı bu araçları kullanımının önündeki en büyük engel yine halkın kendi seçtikleri. Yönetenler internet yasaklarını alabildiğine geniş bir çerçevede uygulamaya çalışıyorlar. Neden mi? Ya sizce? Halk tarafından seçilenler, halkın iradesini göklere çıkartanlar, neden halkın daha fazla bilgi almasından gocunurlar? Cevabı yönetenleri seçen, değerli halkımıza bırakıyorum.

Yeni Medya Yeni İletişim Stratejisi

Pazartesi, 17 Şub 2014 yorum yok

New MediaBir zamanlar bilginin güvenli bir şekilde maksimum iletim hızı, atlı bir ulağın hızı kadardı.(Saatte 60 km.) Bilgiyi doğru bir şekilde geniş kitlelere duyurmak ise biraz daha zahmetliydi. Kaleme kuvvet. Ne  kadar hattatınız varsa o kadar hızlıydınız.

1450’lerde modern matbaa’nın icadı insanoğluna, bilginin geniş topluluklara iletiminde radikal imkanlar sundu. Yine at üzerindeydiniz ancak artık daha fazla nüshaya sahiptiniz. Bilginin dağılım hızındaki bu ivmelenme Avrupayı 300 yıl boyunca etkisi altına alanacak, siyasi ve sosyal kırılımları da beraberinde getirdi.

Nitekim, tarihin tüm devirlerinde, bilginin iletim hızını ve çoğalma imkanını arttıran her gelişme, toplumların yaşamlarını, kökten etkileyen hareketleri de beraberinde getimiştir. Telgraf, telefon, radyo ve televizyon sonrasındaki değişimler bunun en güzel örnekleridir. İnsanoğlu her seferinde fikirlerin iletimi için yeni olanaklar çerçevesinde yeni stratejiler kurgulamıştır; mevcut medya ortamını en iyi şekilde kullanmayı sağlayan stratejiler…

Yeni çağ, yeni bir iletişim aracı ile beraber geldi; sosyal medya… Belki farkındayız belki değiliz ama sosyal medya, ekonomiden siyasete, sanattan, modaya, eğitimden, yönetime, tüm hayatımızı radikal biçimde dönüştürüyor. Bu dönüşümü de kendi kuralları çerçevesinde gerçekleştiriyor.

21. yüzyıldayız. Yeni çağın iletişiminde fikirlerinizi daha ileriye taşıyacak bir stratejiniz var mı? Yeni dönemin iletişim kurallarına hakim misiniz? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, geleceğin dünyasındaki yerinizi belirleyecek.

Sosyal Medya ve Seçim Sonuçlarının Tahmini

Çarşamba, 06 Kas 2013 yorum yok

SocialMediaVote-3047’den 70’e toplumun vageçilmezi olan sosyal medya, seçim sonuçlarının tahmininde faydalı bir araç olarak kullanılabilir mi?

Şüphesiz bu konu ile ilgili bir çok farklı çalışma yapılabilir. Ancak bugün, ABD’de başkanlık seçimlerinin yapıldığı 6 Kasım 2012 tarihine dair Facebook’tan bazı veriler paylaşacağım. Seçmenler’in son kararlarını verdikleri o kritik günde, sadece sosyal medya kullanılarak seçim sonuçlarını erken tahmin etmek mümkün müydü?

Göz önünde tutmamız gereken İlk önemli veri, her 10 facebook kullanıcısından 9’u her gün bu siteyi ziyaret ediyor. 6 kasım 2012 seçim gününde de bu durum değişmedi, bir farkla; o gün paylaşımların odağında seçimler vardı ve gün boyunca sadece seçimler ile ilgili 71.7 milyon paylaşım yapıldı.

Facebook, belirli zaman aralığında, belirli bir konu hakkında ne kadar  konşulduğunu “Talk Meter” isimli bir algoritma ile ölçüyor. Seçilen konu ile ilgili sohbetin yoğunluğu ile bağlantılı olarak da 1 ila 10 arasında puanlama yapılıyor.  6 kasım günü seçimlerin Facebook’ta konuşulma oranı 9.27 idi. Bu rakam 2012’de ABD’de yakalanan en yüksek Talk Meter skorudur.

Konu adaylar bazında incelendiğinde ise  Romney 7,83 oranında konuşulurken, Obama’nın konuşulma oranı ise 8,41 idi.

Seçim günü saat 14:30 yapılan ölçüme baktığımızda ise,  ABD’de en fazla konuşulan 10 kelime ise şöyle sıralandı.

1. Vote / Voted / Votes
2. Obama
3. Election
4. Romney
5. Ballot
6. Polling
7. Ohio
8. Freedom
9. Campaign
10. Machines

Seçim sonuçlarını mı istiyorsunuz?  Sihirli küreye ihtiyaç yok, facebook’a bakın size galibi söyler. 🙂

İyi Anılan Bir Marka Olmanın Yolu…

Salı, 16 Eki 2012 yorum yok

 

Dünya genelinde “top 20” marka için arama yaptığınızda,  sonuçların %25’inde internet kullanıcıları tarfından oluşturulmuş bir içerikle karşılaşıyorsunuz

Diğer yandan blogger’ların %34’ü kullandıkları ürünler ile ilgili fikirlerini bloglarında paylaşıyorlar. Bu arada 200 000’den fazla blog olduğunu hatırlatmak isterim.

Kanaatimce sadece yukarıdaki 3 istatistik bile gelecekte iyi anılan bir marka olmak için, dijital pazarlama  yönetiminin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya yeterli.

İdeal Sosyal Ağın Peşinde 2

Çarşamba, 05 Oca 2011 yorum yok

ideal sosyal ağSosyal ağların temel dayanağı, insanların bir araya geldiklerinde iletişim kurmaya olan ihtiyaçlarıdır. İnsanlığın varoluşundan bu yana mevcut olan bu ihtiyaç, bu günkü medeniyetimizin de kaynağıdır. Sosyal ağlar özleri itibari ile bu ihtiyacı gidermek için kurulmuş, mecralardır.

Hali hazırda popüler olan sosyal ağların başarılarının temel nedeni; insanların iletişime olan ihtiyaçlarını daha önce varolmayan bir metodla çözmelerdir. Sosyal medya insanoğlunun o güne kadar kullandığı ve denediği iletişim yollarına yepyeni bir alternatif olmuştur. Bunu şuna benzetebilirsiniz. İlk otomobil icad olduğunda o günkü hali ile bugün, kimsenin kulanmaya tenezzül etmeyeceği bir cihazdı ancak insanların kara ulaşımına devrimsel bir hız kattığından dolayı, o hali ile bile zamanının vazgeçilmezi haline geldi. Yani özü itibari bugün değerleri milyar dolara ulaşan sosyal ağların bu değere ulaşmalarının temel sebebi, ideal iletişim aracını kullanıcılarına sunmalarından ziyade, iletişime farklı bir boyut kazandırmalarıdır.

Bir sosyal ağ içerisinde, iki sosyal ağ kullanıcısı arasındaki “bağ” farklı isimlerle karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman “arkadaşlık”, kimi zaman “takip”, kimi zaman da “abonelik” terimleri ile bu bağ ifade edilmektedir. Esas itibari ile sosyal ağların birbirinden farkı da, bu bağlantı şeklinin tasarımından, kaynaklanmaktadır. Yani twitter ile facebook’un temel farkı üyeleri arasındaki bağı tasarlayış şekilleridir. Bu nokta aynı zamanda bu sosyal ağların yumuşak karınlarını oluşturmaktadır.

Mevcut sosyal ağlarda üyeler arasındaki bağ yapısı ile gerçek dünyadaki insanlar arasındaki bağ yapısı birbirleri ile uyuşmamaktadır. Sosyal ağların tamamına yakını spontane olarak ortaya çıktığından dolayı, gecekondu temeli üzerine yapılmış villaya benzemektedirler. Gerçek dünyada insanlar arası ilişkiler “arkadaşlık” , “takip” vb. terimlerle karşılanmayacak kadar derindir.  Oysa sosyal ağların tamamında bağlantıların isimleri farklı olsa temel mantık çizgileri aynıdır.  Bu halleri ile iki boyutlu bir evrende ilişkileri tanımladıklarını söyleylemek yanlış olmayacaktır. Oysa mevcut sosyal yapıda ilişkiler çok boyutludur. Şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Kağıt üzerine bir nokta koyun. Bu noktayı bir sosyal ağın üyesi olarak kabul edebilirisiniz. Mevcut yapıda bireyin, diğer ağ üyeleri ile ilişkileri, bu nokta ile kağıdın ilişkisine benzemektedir. Oysa gerçek dünyadaki durum;  nokta ile içi dolu bir kürenin ilişkisi şeklindedir. Sosyal ağların, bu ilişki yapısını yönetibilecek araçları kullanıcılarına sunacakları ana kadar  alacakları çok yol vardır.

Özetle; Facebook ya da Twitter sosyal medyanın ulaşabileceği son nokta değil, daha yolun başlangıcıdır.