arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘arap baharı’

Sosyal Medya ve Halk Hareketleri

Cuma, 21 Eyl 2012 yorum yok

Son iki yıldır Ortadoğu, halk hareketleri ile çalkalanıyor. Toplumlar sonucunu kendilerinin de bilmediği bir devinim içerisinde, geleceklerini inşaa etmeye çalışıyorlar. Kimilerine göre bu halk hareketlerinde sosyal medya kilit rol oynuyor. Hatta daha da ileri giderek olup biteni Facebook devrimi ya da Twitter devrimi olarak adlandıranlar bile var. Peki çevremizi kasıp kavuran bu fırtınada sosyal medyanın rolü nedir?

Şüphesiz sosyal medyanın bu hareketlerdeki etkisi yadsınamaz, ancak her ülke için aynı olduğunu söylenemez. Örneklendirmek gerekirse, Arap baharı diye adlandırılan halk hareketlerin ilk çıktığı ülke olan Tunus ile bugün hala bir isyanın devam ettiği Suriye’de Sosyal medyanın etkisi eşit değildir. Tunus’taki isyanın temel sebeplerinden biri, ülkedeki üniversite mezunlarının büyük kısmının işsiz olması idi. Yani ülkenin teknolojiyi en iyi kullanan kısmı, yine ülkenin en sıkıntılı kısmı idi. Doğal olarak isyanı başlatan grup, birbirleri ile en kolay iletişim kurmalarını sağlayan teknolojiyi; yani sosyal medyayı yoğun olarak kullandılar.

Sosyal medya kendi başına bir toplumu ne ayaklandırabilir ne de isyana sürükleyebilir. İsveç ya da Norveç gibi bir ülkede sosyal medyayı ele geçirseniz ve 24 saat boyunca halkı devlete isyana, parlemantoyu basmaya yönelik kışkırtsanız bile sonuç alamazsınız.

Sosyal medya’nın bir halk hareketlerinde etkili olabilmesi için, toplumda isyanı gerektirecek şartların oluşması gerekir.

Sosyal medya bu gibi durumlarda başlıca iki görev üstlenir. İlki halkın harekete geçmesini sağlayacak yazılı ve görsel meteryalerin onlara ulaştırılması, ikincisi halk hareketi başladıktan sonra toplulukların organize edilmesinin sağlanması. Nitekim yine Tunus üzerinden gidersek; ilk olarak kendini yakan Muhammed Buazzizi’nin fotoğrafları sosyal medyada çığ gibi paylaşılmış, ardından oluşan öfke sosyal medya vasıtası ile yönlendirilmiştir.

Bir isyanda, Facebook ve Bloglar halkı hazırlarlar. İnsanların harekete geçmelerine sebep olacak bilinç ve öfke düzeyine ulaşmalarını sağlarlar. Öfkeli topluluklar birkez ayaklandıktan sonra da Twitter vasıtası ile anlık olarak yönetilirler. Basılacak, yakılacak, yıkılacak yerler saniyeler içerinde tüm topluluğa ulaştırılır.

Peki Türkiye’de durum nedir? Yaş ortalaması 28 olan bir ülkeyiz. 30 milyondan fazla Facebook kullanıcımız var ve toplumsal kırılmaya sebep olabilecek bir çok fay hattımız var.  Daha ne olsun…