arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘gizlilik’

İyi Bir Şifre Nasıl Oluşturulur?

Perşembe, 04 Eki 2012 yorum yok

Dünya’da hergün binlerce insanın özel hesaplrına dair şifreleri çalınıyor. Bu şekilde banka hesaplarının içi boşaltılıyor, ya da sosyal ağ hesapları ele geçirilerek sanal dünyadaki itibarları zedeleniyor. Peki kolay ele geçirilemiyecek, tahmin edilemiyecek şifreler nasıl oluşturulur. Güçlü bir şifre’nin temel özelliklerine göz atalım isterseniz.

  • Şifreniz 6 karakterden daha uzun olsun.
  • Küçük ve büyük harflerden oluşsun.
  • Şifrenizi oluştururken içerisine noktalama işaretleri yerleştirin.
  • Tüm hesaplarınız için aynı şifreyi kullanmayın.
  • Sıralı bir dizin kullanılmayın, yani “1234” ya da “9876” gibi… Tüm şifrelerin %10’u “1234” rakamlarından oluşuyor. Dolayısı ile şifre hırsızlarının ilk deneyeceği rakamlar bunlar….
  • Tarih kullanılacaksa doğum tarihi, evlenme yıldönümü vs. sizinle ilgili çok bilinen bir tarih olamamalı. Facebook zaman tünelinde sizin için önemli bu tarihi paylaşıp sonra da aynı tarihi facebook şifresi yapmak pek akıllıca olmasa gerek 🙂
  • Her altı ayda bir tüm şifrelerinizi değiştirin.
  • Şifreniz 19 ve 20 ile başlamasın. Tüm şifrelerin aşağı yukarı %20’si 19 ve 20 ile başlıyor.
  • Sizin de hatırlayabileceğiniz bir şifre olsun. 🙂

Yapılan bir araştırmaya göre, internet kullanıcılarının %12’si şifrelerini bir kağıda yazıp bilgisayarlarının yanına, kolay ulaşabilecekleri bir yere bırakıyorlar. Açıkçası güvenlikle ilgili olarak kulağa iyi bir fikir gibi gelmiyor.

Zor (Zar) Oyunu Bozar (bu da istatistiği)

Salı, 03 Tem 2012 1 yorum

GörselGoogle mühendislerinden Ben Gomes, geçtiğimiz günlerde San Francisco da düzenlenen Google etkinliğinde, Türk gazetecilerle Google ile alakalı pek çok güncel istatistik paylaşmış. Önceleri bu tip istatistiklerin tek şaşırtıcı yönü, içeriğini oluşturan rakamların büyüklüğü olurdu. Yapılan arama sayısı, indekslenen site sayısı, dünya üzerindeki toplam internet sitesi sayısı vs. vs. İşin doğrusu artık bunları önemsemiyorum, çünkü internetin büyüme hızı göz önüne alındığında; her halukarda 15 gün sonra güncelliğini yitiriyorlar. Ama bu sefer onca rakam içerisinde bir şey var ki; üzerinde mutlaka durulması gerekiyor. “Google’da yapılan günlük sorguların %16’sını ilk defa yapılan aramalar oluşturuyor.”

Google hem internet sitelerinin, hem de internet kullanıcılarının fişlenmesini sağlayan bir çeşit gözetleme sistemdir. Google sadece arama motoru vasıtası ile değil; mobil işletim sistemi olan android ve internet üzerinden sunduğu pek çok hizmet ile internet kullancılarının ayrıntılı profilinin çıkartılmasını sağlar. Bu sayede siyasi hareketlerden, bireylerin satınalma davranışlarına kadar pek çok kritik-stratejik öneme sahip alanda, sokaktaki insan, mevcut sistemin menfaatleri doğrultusunda yönlendirilir. Toplanılan bilgi ne kadar fazla ve ayrıntılı ise yapılacak yönlendirmelerin başarı şansı o kadar yüksektir. İşte tam bu noktada gözlerimi parlatan istatistik devreye giriyor.

“Google’da yapılan günlük sorguların %16’sını ilk defa yapılan aramalar oluşturuyor.” Günlük olarak bu kadar yüksek oranda sapma gösteren bir veriyi kullanarak, etkili hareketlerde bulunmanız zordur. Alacağınız tüm sonuçların dinamik olmasıdan dolayı, siz sonuçla ilgili bir aksiyonda bulununcaya kadar, mevcut ortam kendini yenilemiş olacaktır. Benim için süpriz olan işte tam da bu nokta oldu. Olağanüstü bir hızda kendini yenileyen insanoğlu’nun kuşatılması, tahminimden daha uzun zaman alacaktır. Hatta bu veriler ışığında belki de imkansız…  Tabii bu işin arama kısmı, diğer hizmetler ve android ile ilgili benzer istatistikler olsa eminin dijital ortamın, geleceğin dünyasına yönelik etkileri hakkında, daha net fikir sahibi olabiliriz.

Google Ceo’sunun Acı İtirafı ve Düşündürdükleri…

Perşembe, 19 Nis 2012 yorum yok

Google’ın Ceo’su Sergey Brin geçtiğimiz günlerde Guardian’a bir röportaj verdi. Yoğun günden arasında kendine çok da yer bulamayan röportaj, internette kişisel bilgilerin mahremiyeti noktasında acı bir itiraf niteliğindeydi.

Dünyanın bir çok yerinde büyük güçler ürkütücü bir biçimde interneti ele geçirdiler.”  Terminatör filmlerinin başlangıç repliklerini hatırlatan bu söz, ister istemez bazı soruları da beraberinde getiriyor. Tüm hayatın, özellikle sosyal ağlar ile sanal ortama aktarıldığı bir dünyada, büyük güçler interneti ele geçirmişler ise, ele geçirmedikleri neyimiz kalmıştır?

Bir taraftan “Paylaşın! paylaşın! Bak gizlilik ayarı var, verileriniz bizde güvende” denilip, diğer yandan da internetin ele geçirildiğinin söylemesi nasıl bir çelişkidir. Peki kimdir bu ürkütücü biçimde interneti ele geçiren büyük güçler? Brin’e soralım isterseniz.

ABD’li yetkililer Google’ın sunucularına çöreklendi ve şirket belirli zaman aralıklarıyla yetkililere bilgi vermeye zorlanıyor. Bazen yasal kısıtlamalar nedeniyle, bilgi vereceğimizi bile kullanıcılarımıza iletemiyoruz.

Ooooovvvvv bu çok ağır oldu. Daha birşey söylemiyeceğim. Herkes Brin ve arkadaşları ile ne paylaşıyorsa onu düşünsün. İnternete birşeyler yüklemek, sokatan geçen adama aile albümünüzü vermekten ya da hiç tanımadığınız B(i)rin’e kişisel sırlarınızı anlatmaktan farklı değil. Siz B(i)rin’e söylersiniz artık o da kime söylerse…

Google’ın Yeni Gizlilik Politikasına Farklı Bir Bakış

Perşembe, 09 Şub 2012 yorum yok

Google, 1 Martta yeni gizllik politikasını devreye sokuyor. Yeni politikanın neler getirdiğine isterseniz şöyle bir göz atalım.

1.Yeni gizlilik politikası ile google, 60 kadar hizmetinin gizliliğini tek metinde topluyor. Aslına bakarsanız bu hareket sadece gizlilik ile ilgili olmanın ötesinde, google plus ile başlayan çok daha büyük bir stratejinin parçası. Bu strateji ile google kendini, internet kullanıcısının internet üzerindeki tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir araç şeklinde konumlandırıyor. Bu şekilde internet üzerindeki tüm ihtiyaçlarınızı ya doğrudan google hizetlerinden ya da google hizmetlerini kullanarak ulaşacağınız bir kaynaktan alacaksınız. Yani her halükarda bir kez google uğrayacaksınız. Böyle bir stratejiye bütüncül bir gizlilik politikası gerekliydi; o da geldi.

2.Bu güne kadar google gizlilik politikası için, onlarca sayfayı bulan, onlarca çeşidi olan ve ne anlattığının anlaşılması son derece zor metinler kullanıyordu. Bu metinlerin koruyuculuğunda politik ve ticari olarak çok değerli bilgiler topladı. Şimdi ise herhangi bir şekilde saklamaksızın ben şahsi bilgilerinizi açık açık topluyorum, bu toplama işlemi için her türlü aracı kullanıyorum, bu bilgileri ticari olarak kullanıyorum, devletim talep ederse de bu bilgileri ona veriyorum diyor.  Ve ekliyor “istemeyen kullanmasın var mı ötesi?”

3.Bu güne kadar internet’in bireyi devletler önünde güçlü kılacağına dair bir görüş vardı. Anlaşılan o ki internet ile birey, sadece Arap diktatörleri önünde, o da izin verildiği ölçüde güç kazanıyor. Çok uluslu şirketler ve bu şirketlerin kurduğu en büyük devlet olan ABD önünde birey, git gide daha zayıf ve acınası bir hale geliyor. Belki çok ileri gittiğimi düşünebilirsiniz ama bu gizlilik politikası “gemin azıya alındığının” işaretidir. Kısa süre içinde  facebooktan da benzer hamleler gelirse kimse şaşırmasın.

Yukarıdakiler bir bakış açısının ifadesi… Aşağıda da google’ın neden bu değişimi yaptığı ile ilgli hazırladığı video var. Seçim sizin istediğinize inanabilirsiniz. Ama sonuçta hepimiz, paşa paşa bu hizmetleri kullanacağız. Var mı ötesi ?

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=KGghlPmebCY]