arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Metrobüs’

Tuhaf Bir Bir Yolculuk Hikayesi…

Çarşamba, 05 Ara 2012 yorum yok

Ne kadar önce başlamıştı, yeni kıtaya yolculuğu, hatırlamıyordu. Çünkü artık zamanı hissetmiyordu. Tek hissettiği acı idi, saf acı… Bacağına aldığı darbe ile gelen acı pencereden süzülen bahar güneşinin aydınlattığı kavruk yüzüne, dalga dalga yayıldı. Esmer elleri ile sıkıca kavradığı kurşun gibi ağır yükü,  omurgasının sağ yanını toprağa çekiyordu. Ölüm beni çağıyor kelimeleri döküldü dudaklarından.

Burada herkesin durumu aynıydı.  Ama en çok yüreğini kadınlar ve çocukların hali burkuyordu. Kundaktaki bebeği ile kesif kalabalığın içindeki anne, gözleri ile merhamet dileniyordu. Ama kimden, nereden? Yer Lal. Gök Lal… Sonra bir ihtiyar inlemesi  duyuldu. Belki de yorgun bir beden, artık pes edip bir ileri bir geri yalpalanmaya dayanamamıştı.

Kara gözleri pencereden, uzaklara, baharın boyadığı mavi gök yüzüne takıldı. Daldı gitti. Oysa yolculuk için ferahlık derlerdi. Umut derlerdi. Hele bir kıtadan başka bir kıtaya oluyorsa… Yutkundu, göz bebekleri küçüldü, bayılacağını hissetti. Onu bu donuk halinden kurtaran derin, tok bir ses oldu. “Altunizade”  Uyuşmuş, darbe almış ve artık hissetmediği ayağı ile kalabalığın içerisinden topallaya kurtulmaya çalıştı. En son laptop çantasını çekti ki; az kalsın metrobüsün kapısına sıkışacaktı. Düşen kulaklığını tekrar kulağına taktı.İstasyonun ilerisindeki söğüt ağacındaki sercelere ve mavi gökyüzüne bir de çıktığı metrobüse baktı. Radyoda “Batsın bu dünya” çalıyordu. Dudaklarında muzip bir gülümseme….